Çatkapı Ankara lezzetleri


Çatkapı – Ankara Lezzetleri

28 Temmuz 2011 Perşembe

'Türk yağışlı' Ukrayna'dan Borispol manzaraları

Hergün yüzlerce Türk, farklı amaçlarla Ukrayna'ya seyahat ediyor. İki ülke arasında vize prosedürlerinin ortadan kaldırılmasının ardından yolcu sayısındaki artış belirginleşti. Tabiri caizse Ukrayna'ya Türk yağıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları artık sadece altı ay geçerliliği olan pasaportlarıyla birlikte yola çıkıp, vizesini Ukrayna gümrüklerinde alabiliyor. Yani giriş kolaylaştı. Birgün yolunuz Ukrayna'nın başkenti Kiev'den geçerse kentin yakınındaki Borispol Havaalanı, buradaki duraklarınızdan biri olacak. Başka bir ülkeden Türkiye'ye dönerken “transit yolcu” sıfatıyla vakit geçirdiğim Borispol Havaalanı'nda gözlemlediklerim tahmin ediyorum ki sizi de şaşırtacak. Göreceklerinize şimdiden hazırlıklı olun!

Kiev'e nasıl ve ne kadara uçulur?
İstanbul ile Kiev arasındaki uçuşunuz yaklaşık iki saat sürüyor. Tercihinize göre Türk Hava Yolları ya da Ukraynalı Aerosvit ile uçabilirsiniz. Yaz döneminde THY ve Aeorosvit'in bilet fiyatları tek yönde 650 – 750 TL arasında seyrediyor. “Aktarmalar ve beklemeler beni yormaz” diyorsanız daha ucuzunu da bulabilirsiniz. AirBaltic ile Letonya, Riga'dan ya da Donavia ile Rusya'nın liman kenti Rostov üzerinden aktarmalı uçmak mümkün. Bu uçuşların fiyatları da 550 TL civarında. Tabii Kiev'e ulaşma sürenizin 5,5 ile 9 saat arasında değişeceğini de unutmamak gerekiyor.

Ukrayna ile ilk buluşma
Bu detayların ardından esas konumuz olan Borispol Havaalanı'ndaki ilginçliklere dönelim. Ukrayna topraklarına sertçe lastik değdiren uçak, Aerosvit'e aitse bunu çok yadırgamayacaksınız. Aynı uçağın kalkış ve havadaki manevralarındaki sertliğe alışmış olacaksınız. Beyaz kanatlar, apronda ilerlerken camlardan süzülen damlacıklar, bu muhitteki kasvetli havanın habercisi olacak. Terminale körükle geçmek gibi bir beklenti içine girmeyin. Keza Borispol, “düzayak” şeklinde tanımlanabilecek bir havaalanı. Sizi terminale, aprona gelen servisler ulaştıracak. Uçaktan servise geçişinizde, iklim koşullarına dikkat etmek gerekiyor. Soğuk hava çarpabilir.

Tek ortalı, kareli defterde bir X...
Borispol'ün fiziki koşulları çok kötü olmasa da teknolojik anlamda şaşrtıcı manzaralar var. Eğer uluslararası transit yolcu olarak alana geldiyseniz, biniş kartınız ve pasaportunuzla geçiş yapacağınız kontrol noktası ilk şoku yaşatıyor. Bacakları eşit uzunlukta olmadığı için sallanan, üzerindeki bordo örtüsüyle ilköğretim okullarındaki öğretmen kürsülerini hatırlatan masada konumlanan görevli, donuk bir yüz ifadesiyle karşılıyor sizi. Biniş kartınızı uzatırken masanın üzerindekilere ilişyor gözünüz. Detaylardan ve teknolojik nimetlerden özellikle kaçınılmış. Sadece tükenmez kalem ve kareli, tek ortalı defter... Kredi kartları ile tanışmadan önce mahalle bakkallarında görmeye alışkın olduğumuz cinsten... Gün içerisinde gerçekleşecek bağlantılı uçuşlar defter sayfasına alt alta sıralanmış. Siz de uçuşunuzun yanına bir X olarak ekleniyor ve güvenlik noktasına yönlendiriliyorsunuz. El bagajınız, gerçekten çalıştığına emin olamadığınız X-Ray cihazından geçince, yolcu salonundaki bekleyişiniz başlıyor.

Kuşları da kule mi yönlendiriyor?
Terminalde uzun süre kalacaksanız, arada bir Ukraynalı güzellere bakmak şartıyla, yerdeki karoları saymakla işe başlayabilirsiniz. Transit yolcu olmasanız da uçuş öncesi vakitinizi, üç duty free mağazası, iki pub, iki kafe ve bolca oturma grubundan oluşan bu salonda geçireceksiniz. “Burada zaman durur” diye düşünmeyin. Neler var, neler... Personelin manuel işlem yaptığı havaalanındaki kablosuz internet bağlantısını tamamen ücretsiz kullanabilirsiniz. Yalnız yüksek tavanlı yapıda uçan, kule ile irtibatlı olup olmadıklarına kestiremeyeceğiniz kuşlar, her an dizüstü bilgisayarınızın üzerine pisleyebilir. Dikkatli olmakta fayda var. Enerjiye ihtiyaç duyarsanız salonunun köşesindeki birkaç priz imdadınıza yetişecektir. Elektrik için sıra beklemek de ücretsiz...

Kiev'deki İrlandalılar!
Ana salondaki iki duty free mağazasını zaten gördünüz. Peki üçüncüsü nerede? Salondaki prizleri kullanmak için bulunduğunuz köşede, zayıf aydınlatmalı bir koridor bulunuyor. Her ne kadar esrarengiz görünse de çekinmeden ilerleyebilirsiniz. Burada ikinci bir alan var. Önce Irish Pub ve karşısındaki kafeyi göreceksiniz, ardından da Borispol'ün en bütük duty free mağazasını... Irish Pub, maalesef Guiness satmıyor fakat İrlanda'nın bir diğer stout birası Murphy's içilebilir. Barmadelerin nezaketsizliğine aldırış etmeden Murphy's ya da Baileys eşliğinde İngilizce gazetelerle göz atabilirsiniz. Salonun “gizli bölmesindeki” büyük duty free mağazasından bir şeyler almadan önce mutlaka fiyatları kontrol etmek gerekiyor. Bazı ürünlerin Türkiye'deki marketlerde dahi daha ucuza satıldığı bir gerçek. Lakin yumuşak içimiyle bilinen Ukrayna votkası Nemiroff, duty free sepetinizde yer almayı hakediyor.

“İşleri hallettim”
Boristopol'deki bekleyişinizi zengin gıda çeşitleri ile renklendirmek pek mümkün değil. Yine de bir şeyler atıştırmak istiyorsanız, ana salonu balkondan izleyebileceğiniz, asma kattaki kafeyi deneyebilirsiniz. Kendisiyle yarışan kasiyer ve canından bezmiş garsonlara aldırış etmeden kafenin rahat oturma gruplarına kurulup, omletinizin hazırlanmasını bekleyebilirsiniz. Asma kat merdivenlerinin altındaki köşeye konumlandırılanan sigara kabini, tiryakilerin yüzünü güldürüyor. Uçuş kapınız açılana dek duman çıkarabiliyorsunuz. Kabinde geçen Türkçe telefon konuşmaları da cabası. “Canım dün gece erken uyumuşum, aradığını şimdi gördüm. İşleri hallettim, havaalanındayım, dönüyorum.” İnandırıcılık had safhada!

Kiev'den haftasonu kritikleri
Ülkeye giriş-çıkış işlemlerini gerçekleştiren askeri kamuflajlı görevlileri aşan herkes, aynı bekleme salonunda buluşuyor. Borispol kalabalığını izlemek eğlenceli... Avrupa'daki bir çok havaalanının aksine salondaki oturma gruplarında uzanmanıza engel olan kol dayama aparatları bulunmuyor. Uçuşunuzu kaçırmamak kaydıyla Borispol'de uyumak serbest. Oturacak bir bar taburesi bulabilirseniz ana salondaki küçük pub'a da takılabilirsiniz. Para harcamadan önce duty free mağazalarının üçünü de kontrol etmek; kampanyalı ürünler alıp, mutlu olmanızı sağlayabilir. Uçuş saatiniz geldiyse artık Borispol ile vedalaşma vakti. Son çıkış kapısından ayrılmadan önce üzerinize rüzgara dayanıklı bir şeyler almanız, sağlığınız açısından önemli. Unutmadan! Uçuşunuz pazar günüyse, sizi uçağa ulaştıran serviste konuşulanları dinlemek Borispol'ün keyifli yanlarından biri olacaktır. Çünkü haftasonunu Kiev'de geçirmek üzere gelen Türk kazanovalarla aynı araçtasınız. Göz teması kurmadan onların haftasonu kritiklerine kulak misafiri olmak, uçuş öncesi eğlendiriyor.

Yükselen trend 'Ukranya!'
Borispol havaalanı izlenimlerinden bağımsız olarak dikkat çeken bir gelişme de Google'ın arama trendlerinde ortaya çıkıyor. Kazanovalarımızın Türkçe konusunda sıkıntı içerisinde oldukları gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Google istatistikleri incelendiğinde son dönemde "ukranya" sözcüğünün, arama motorundaki kullanım sıklığının yükseldiğini görüyoruz. Yukarıdaki görsele tıklayarak inceleyebileceğiniz istatistik, Google'da "Ukrayna" yerine "Ukranya" biçiminde yapılan aramaların hiç de az olmadığını belgeliyor.

Hiç yorum yok: