Çatkapı Ankara lezzetleri


Çatkapı – Ankara Lezzetleri

7 Temmuz 2011 Perşembe

Elton John Ankara konserinden izlenimler

4 yaşında piyano çalmaya başladı. 11 yaşına geldiğinde Royal Müzik Akademisi'ne kabul edilmişti. Yaşamında her şeyi erken elde eden çocuk, müzik kariyerine başlamak için de sabırsızdı. Eğitimini tamamlamayı beklemeden akademiyi terk etti ve müzik dünyasına atıldı. Evet, Elton John'dan bahsediyoruz. Yaklaşık yarım asırdır sözleri, besteleri, albümleri, konserleri ve film müzikleriyle dünyaca takip ediliyor. Sir ünvanına sahip olan Elton John, 6 Temmuz'da Ankaralı müzikseverlerle ve neden orada olduğunu bilmeyen bir takım kimselerle buluştu. Vokaliz Organizasyonca gerçekleştirilen konser, starlara pek de alışkın olmayan Ankara için büyük bir adımdı. 8 bin 500 kişilik Ankara Arena, hınca hınç dolu değildi fakat ciddi bir kalabalık John'u izlemek üzere salonda toplandı.

Tam zamanında piyanonun başında
Sir John, Türk müzisyenlerin saatler süren rötarlerinin aksine ilan edilen saatte piyanosunun başındaydı. Ankara izleyicisi, kentin ağırlığıyla “Evet oturmaya geldik” dese de John'un performansıyla yavaş yavaş açıldı. Konserin sonuna doğru organizasyon görevlileri, milleti kolundan tutup sahne önüne getirince “işte bu” dedirten bir atmosfer oluştu. Yine de salonun büyük bölümü siyasi nutuk dinliyormuşçasına koltuklarını terk etmedi. Tabii Ankara'da “koltuk” önemli bir simge. Boş bırakırsan başkası oturur! İlginç bir diğer nokta da sahnedeki müzisyenlerin, başkentlilerin eline zorla tutuşturdukları penalardı. Konser kültürü olmayan kentte eline pena verilen izleyici “Bu ne yahu” deyip dumura uğradı. Yabancı ülke temsilciliklerinden hatrı sayılır bir izleyici kitlesi de oradaydı.

Kalabalık sahne
Elton John, beyfendiliğiyle, adeta konuşturduğu piyanosuyla sahnenin efendisiydi. Kırmızı gömleğinin üstünde o meşhur işlemeli ceketlerinden biri vardı. Uzay temalı işlemeler, John'u bir ufonun üzerinde gösteriyordu. Etrafında ise ay, kayan yıldızlar ve gezegenler vardı. Sahnenin ikinci ismi ise İskoçyalı gitarist Davey Johnstone'du. Platformun iki yanındaki perdelere yakın plan görüntüleri yansıdığında 60 yaşında olduğu farkediliyordu fakat uzaktan bakınca 20'lik delikanlı gibiydi. Basçı Bob Birch ise “serin” duruşunu bozmadı. Davulcu Nigel Olsson'u “sevimli” biçiminde tanımlamak gerekiyor. Vokaldeki siyahi dörtlü de sahnenin gerisinde olmalarına karşın sesleri ve eğlenceli tavırlarıyla “biz buradayız” dedi. 90'ların eurovizyonlarını hatırlattılar. Konserin fazla rahat iki karakteriyse çellistlerdi. Mesaj için mi kırmızı - beyaz giyinmişlerdi bilmiyorum ama bir ara taktıkları fesler, İstanbul konseri öncesinde Sultanahmet civarını ziyaret ettiklerini belgeliyordu. Sahnenin ardına yerleştirilen büyük led perde salondaki atmosferin ana unsuruydu. Elton John, konseri sonlandırmasına karşın platform önündeki izleyicilerin ısrarı üzerine sahneye bir kez daha çıktı. Elton John'a tek sitemim, son dönem konserlerinde yaptıklarının aksine Queen'den The Show Must Go On'u bizden esirgemesine oldu... Gecenin kırılma noktası, herkesin "laaaa la la la la" nakaratına eşlik ettiği "Crocodile Rock"ın işitildiği anlardı.

Nitelikli izleyici olmak çok mu zor?
Özetle Elton John, grubu ve organizasyon çok iyiydi. Eğlenmek isteyenler gerçekten bunu yaptı. Fakat konserden hemen önce VIP salonunda şahit olduklarım, konser esnasında yaşanacakların habercisiydi. John'un sahne alacağı saat, daha önceden ilan edildiği ve biletlerin üzerinde yer aldığı gibi 20.00'ydi. Fakat başlama saatine sadece 10 dakika kalmasına karşın “Ankara sosyetesi” VIP salonundan konser alanına henüz teşrif etmemmişti. Salondaki barların önünde ise “halk pazarı” görüntüleri vardı. “Servis görevlileri yorulmasın!” düşüncesiyle buralara yığınak yapan “Orta Anadolu sosyetesi”, ortalığı yağmalamakla meşguldü. Tabii bu manzara, sahneye tam zamanında çıkan Elton John'a karşı büyük bir saygısızlığa dönüştü. John, ikinci parçanın sonuna geldiğinde VIP salonundan konser alanına geçiş hala devam ediyordu. Tam hareketlilik sona erdi derken başlayan tuvalet ziyaretleri tuz, biber oldu. Sakarya barlarındaymışçasına lavaboya yönelen hanımları, eşleri de yalnız bırakmadı. Yaklaşık iki buçuk saat süren konser boyunca koltukları ile tuvaletler arasında mekik dokudular. Bunun suçlusu, elinde iki koli pet şişe ile gezen sucuydu. Çekirdekçi ve baloncu, salonda arayıp da bulamadıklarım arasındaydı! Göremesem de simitçinin üst tribünlerde gezdiği duyduklarım arasında. Telefon görüşmesi yapılmayan sinema salonuna aç olduğum Ankara'daki Elton John konserinde sahneden kopup, istem dışı etrafa bakmak zorunda kaldığım anlarda köy düğünlerinde meydanı boş bırakmayan çocuklar geldi aklıma ve şu soru: “Nitelikli izleyici olmak çok mu zor?”

İşte Elton John Ankara konserinden fotoğraflar

Elton John, piyanosunu adeta konuşturdu.

John'un grubu, sahnenin her yanını izlenilir kıldı.

Elton John, Ankaralı müzikseverleri coşturdu.

Elton John'un Ankara koserinde giydiği "uzay temalı" işlemeli ceketi.


Elton John, her parça arasında izleyiciyi selamladı.

John'un basçısı Bob Birch ve gitaristi Davet Johnstone.

John'un grubundaki vokalistler ve rahat çellocular.

Ankaralılar Elthon John'u uzun süre alkışladı.

Başkentlilerin bir bölümünün platform önüne gelmesiyle konserin havası değişti.

Elton John, Ankara Arena'da

Elton John'u izlemeye gelen Ankaralıların çoğu, konseri büyük bir ciddiyetle takip etti!

Hiç yorum yok: